Gastrik Bypass Ameliyatı

Gastrik bypass, vücut içerisindeki fazla kiloların yağ dokusuna dönüşerek birikmesi sonucunda oluşan ve fazla kiloların diğer sağlık sorunlarına sebep olduğu morbid obezitenin tedavisinde kullanılan bir cerrahi işlemdir. Gastrik bypass ameliyatı obezite cerrahisi işlemleri arasında en yaygın kullanılan yöntemdir. Bu cerrahi işlemde metabolik sendrom ile seyredilebilen şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kötü kolesterol yüksekliği gibi hastalıklar daha kolay kontrol altına alınabilir.

Midenin hacmini küçültmeye ve emilimi kısıtlamaya yönelik yapılan bu operasyon iki aşamalıdır. Kapalı yöntemle yapılan bu operasyonun ilk aşamasında midenin girişinde 30 ml hacminde küçük bir mide tüpü oluşturulur ve kalan büyük mide tamamen ayrılır. Bu büyük mide karın içerisinden çıkarılır ve salgılarını üretmeye devam eder. İkinci aşamada ise küçük mide tüpüne ince bağırsak ile bağlantı yapılır. Bu bağlantı aracılığı ile besinler büyük mideyi bypass eder ve ince bağırsağa geçiş yaparak çalışır. Bu işlem sonucunda tüketilen gıdaların miktarını kısıtlar. Böylece daha az yemek ve daha az emilim sonucunda kilo kaybını görmek mümkün olabilir.

Gıda alımını kısıtlayıcı bu yöntemin iki çeşidi bulunur. İnce bağırsakların ayrılmadan halka şeklinde mideye bağlanması işlemine mini gastrik bypas adı verilir. Roux en Y gastrik bypass’da ise ince barsak ayrılarak bir ucu mideye diğer bir ucu ise belli bir mesafeden tekrar ince barsağa bağlanır. Bu iki işlem de birbirine yakın sonuçlarla kilo vermeye katkı sağlar. Kısacası bu işlem sonrasında hasta az gıda tüketip, tükettiği gıdalardan da az yararlanabilir..

Gastrik bypass tüp mide ile kıyaslandığında daha belirgin sonuçlar verebilir. Kişide açlık hissi azalır ve tokluk hissi artış gösterir. Buna bağlı olarak da kişinin kan şekeri de düzgün seyreder. Operasyon sonrasında gıda alımını kısıtlayıcı yöntem olması sebebi ile kişinin fazla kilolarının %60 ila 80’ininde kayıplar gözlemlenebilir. Ancak gastrik bypass işleminin tüp mideye oranla komplikasyon oranı daha yüksektir ve işlem sonrasında uzun süreli veya hayat boyu ilaç kullanılması gerekebilir.

 

Gastrik Bypass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Gastrik bypass ameliyatında merak en fazla merak edilen konulardan bir tanesi de ameliyatın kimlere ve hangi yaş grubuna uygun olduğudur.

Vücut kitle indeksi 40 kg/ m² üzerinde yani morbid obez olanlar.
Vücut kitle indeksi 35-40 arasında olan ve aşırı şişmanlığa bağlı hipertansiyon, uyku apnesi, tip 2 diyabet gibi rahatsızlıklar yaşayanlar için uygundur.
Gastrik bypass ameliyatının uygulandığı yaş grubu 18-65 arasıdır. Ameliyat için uygun olması için kişinin vücut kitle indeksinin 35 ve üstü bir değere sahip olması gerekir. 18 yaş altı durumlarda mide ameliyatının uygulanması için hekim kararı ve ebeveyn onayı şarttır. 65 üstü durumlar için bireyin sağlık durumu ve ameliyatın gerekliliği değerlendirmeye alınır.

Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Sindirim Sistemi Nasıl Çalışır

Bu ameliyat ile hastanın midesinin %90’lık bölümü devredışı bırakılır. Midenin kalan %10’luk bölümü ince bağırsağın 150 cm kadar ilerisine bağlanır ve ameliyat tamamlanır. Gasrik bypass ameliyatı sonrasında alınan besinler midenin %10’luk bölümüne gider ve bu küçük bölümün mide duvarında oluşan gerilim sayesinde erken tokluk hissi oluşur ve gıdaların ince bağırsağın orta kısmına aktarılması ile beraber karbonhidrat, şeker ve yağların ince bağırsaklarda emilimi gerçekleşmeden yani kana karışmadan vücuttan atılması sağlanır.

Hem Obeziteden hem de Tip2 Şeker Hastalığından Kurtulun

Gastrik Bypass Ameliyatı, obezite hastası olarak fazla kilolarını veremeyen ve obeziteye bağlı insülin direnci benzeri rahatsızlıkları olan hastalara uygulanan bir cerrahi yöntemdir. Kontrol altına alınamayan Tip2 Diyabet hastalarında da gastrik bypass ameliyatı sıklıkla kullanılan bir tedavi yöntemidir.

 

Gastrik bypass ameliyatı sonrasında hastaların Tip2 diyabet hastalıkları düzelebilmektedir.

Gastrik bypass ameliyatı sonrasında mide belli oranda küçültülmekte, ince bağırsaklar ile mide arasında yeni bir yol oluşturulmaktadır. Hastalarımız küçük miktarlarda besin alımı sonrasında doygunluk hissi yaşamaktadırlar. Doktorlarımızın önerdiği beslenme düzeni ve gıda takviyeleri ile ihtiyacınız olan vitamin ve mineralleri içeren bir beslenme programını uygulayarak sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrasında

Hastalarımız, Doç. Dr. Hasan Abuoğlu gözetiminde geçirdikleri gastrik bypass ameliyatları sonrasında genel tabloda fazla kilolarının %85’ini ilk yıl sonunda vermektedirler. Yaklaşık iki yılın sonucunda hastalarımız ideal kilolarına kavuşmaktadır.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı

Mini Gastrik Bypass ameliyatı da laparoskopik yani kapalı olarak gerçekleştirilen bir operasyondur. Beş adet ufak kesi açılarak karın boşluğuna giriş yapılır.

Mini Gastrik Bypass operasyonu hem kısıtlayıcı hem de emilimi azaltmak amacıyla gerçekleştirilir. Yani hem daha az yemek yeme hissiyatı oluşturur hem de yenilen gıdalardan alınan kalori miktarını azaltır.

 

Mini Gastrik Bypass ameliyatında ilk olarak özafagus bölümünde mide içine doğru yeni bir küçük mide oluşturulur ve bu yeni mide bölümü eski mideden tamamen ayrılır. Geriye kalan mide vücuttan çıkarılmaz ve bu mide enzim üretmeye devam eder.

Sonraki aşamada eski midenin bağırsak bağlantısından daha ilerideki bir bölümü uzatılarak bağırsak kesilmeden yeni oluşturulan mideye bağlantı gerçekleştirilir. Burada bağırsağın yaklaşık olarak iki metrelik bir kısmı bypass edilmiştir.

RNY Gastrik Bypass ameliyatı ile arasındaki en belirgin farkı bağırsağın bölünmeden mideye bağlanıyor olmasıdır. Bu sayede Mini Gastrik Bypass operasyonunda toplam olarak bir bağlantı RNY Gastrik Bypass’a göre azaltılmıştır.

Besinlerin emilimini azaltan durum ise bağırsağın daha uzun bir bölümünün bypass edilmesidir. Bu sayede Mini Gastrik Bypass operasyonunda RNY Gastrik Bypass operasyonuna göre daha az emilim gerçekleştirilmiş olunur.

Fakat geriye kalan midenin sıvılarından ve bunun devamındaki safra geçiş yolunun küçültülen midenin ucu olmasından dolayı Mini Gastrik Bypass operasyonu sonrası safra reflüsü oluşma ihtimali mevcuttur.

Bu operasyonu sonrasında her hangi bir beslenme bozukluğu oluşmaması için hastaların sürekli multi vitamin kullanması gerekmektedir.

Yapılan geniş kapsamlı bilimsel araştırmalar neticesinde hastalarımızda kilo kaybı aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

İlk altı haftada: Başlangıç kilosundan %10 azalma,

İlk üç ayda: Başlangıç kilosundan %15 azalma,

İlk altı ayda: Başlangıç kilosundan %20 – 25 azalma,

İlk dokuz ayda: Başlangıç kilosundan %25 – 30 azalma,

İlk on iki ayda: Başlangıç kilosundan %35 – 40 azalma, gerçekleşir.

Elbette ki yukarıdaki değerler hastaların yeme, içme ve spor alışkanlıklarına göre değişkenlik gösterebilmektedir.

İstanbul’da Gastrik Bypass Ameliyatı

Gastrik bypass ameliyatı  obezite cerrahisinde tüp mide ameliyatından sonra en çok tercih edilen ikinci obezite cerrahisi uygulamasıdır.  Doç. Dr. Hasan Abuoğlu gözetiminde bütün sorularınıza cevap bularak etkin bir tedavi süreci için bizimle  iletişim kurabilirsiniz.

Türkiye’den, Avrupa’dan ve dünyanın bir çok ülkesinden gelen hasatalarına, modern teknolojilerlerle donatılmış, dünya standartlarında hizmet veren İstanbul’daki anlaşmalı özel hastanelerimizde, en yeni yöntemlerle obezite cerrahisi tedavilerini uygulayan doktorumuz; Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hasan ABUOĞLU hasta kabülüne devam etmektedir.

Siz de fazla kilolarınızdan kurtularak, normal sağlığınıza kavuşmak için bizi arayın!

Birlikte Başarabiliriz!

Obezite Kaderiniz Olmasın!

EnglishTurkish